a
0(428) 212 13 27
Çağrı Merkezi
Psikolog Oslu: Bu Süreci Avantaja Çevirebiliriz

Belediye Başkanımız Fatih Mehmet Maçoğlu ve belediyemiz psikoloğu Erencan Oslu dün Barış Radyo’ya konuk olarak koronavirüs gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

Başkan Maçoğlu, alınan tedbirleri ve belediye olarak yapılan çalışmalara dair aktarımlarda bulunarak evde kal çağrısı yapmıştı. Psikolog Erencan Oslu ise, evde kalmanın yarattığı psikoloji ile beraber bu sürecin nasıl daha iyi  olumlanabileceği üzerine konuştu.

“Sosyal Mesafeyi Koruyalım”

Sağlık Bakanlığı ve sağlık çalışanlarının konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptığına değinen Oslu, “Covid-19 bir salgın ve hepimiz şuan bu risk altında yaşıyoruz. Bu süreç aslında hepimizi psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. Şu anda sosyal izolasyon veya sosyal mesafeyi korumak olarak ifade ettiğimiz kurala uymak, sağlığımız açısından risk faktörlerinden korunma ve bu olumsuz sürecin başarılı bir şekilde nihayete ulaşması açısından önem arz ediyor. Salgına yakalanabilme korkusuyla veya evde çok uzun süre kalmanın getirdiği etkiyle fiziksel veya psikolojik açıdan çeşitli olumsuz tepkiler verebiliyor, normalden daha gergin, kaygılı hissedebiliyoruz. Bu noktada önemli olan hasta ile hastalık arasındaki ayırımı yapabilmektir” ifadelerini kullandı.

 

Daha sonra evde kalmanın bu sürecin parçası olduğunu belirten Oslu, “Bizler bu süreçte salgını durdurmak adına çeşitli tedbirler alıyoruz ve sistematik olarak bir müdahalede bulunuyoruz. Bu sürece ‘Her an hastalığa yakalanabilirim’ gibi bir algıyla yaklaşırsak elbette ki kaygı düzeyimiz yükselecek dolayısıyla psikolojik olarak zor bir süreç geçireceğiz. Bu duruma sebep olan konulardan bir tanesi de evde kalma sürecinin ‘Karantina’ olarak adlandırılması. Bulunduğumuz durumu karantina olarak adlandırmak aslında kendini hapis altında hissetmeye sebep olabilmektedir. Bu da benzer şekilde stres altında hissetmeye ve çeşitli reaksiyonlar göstermeye sebep olabilmektedir” dedi.

Oslu sözlerine şöyle devam etti:

“Mevcut durumda kısıtlanmış bir ortamda olmanın olumsuz getirilerinden bir tanesi de saldırganca davranışlar sergileyebiliyor olabilmemizdir. Bu ilişkisel olarak veya fiziksel olarak gerçekleştirilebilmektedir. Örneğin sosyal medyada salgına yakalanmış bireylerin fotoğraflarıyla paylaşılması bir anlamda teşhir edilmesi saldırganca bir davranış olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun içinde bulunduğumuz sürece olumlu bir katkısı bulunmamaktadır. Tüm bu sürecin gerçekleşmesini kişi veya kişilere yüklemek çözüm getirmediği gibi toplumsal birlik ve beraberliğimizi de önemli ölçüde zedeleyecektir. Özetle içinde bulunduğumuz durumun tamamen olumsuz yönlerine odaklanmak bizlere herhangi bir yarar sağlamayacaktır. Bu tür durumların fırsata çevrilebilecek önemli avantajları da olabilmektedir. Örneğin çocuğunuzla daha fazla vakit geçirebilmek, kendiniz ve hayatınız üzerine düşünmek, dinlenmek gibi” 

Sürecin toplumsal birlik ve beraberlikle aşılabileceğini belirten Oslu, “Özellikle evinden çıkamayan 65 yaş üstü yaşlılara, engelli vatandaşlara veya ekonomik olarak dezavantajlı kişilere, sokak hayvanlarına yönelik hassasiyetle yaklaşmak olabildiğince maddi veya manevi olarak destek olmak, bireysel olarak yetersiz kaldığımız noktalarda ilgili kurumlara bilgi vermek ve işbirliği içinde olmak son derece önemlidir”  diyerek sözlerini tamamladı.